Öcalan'a özgürlük mitingi terörü övmek, liderini yüceletmektir!
Samsun Kent Haber köşe yazarı ve şehit ağabeyi Ayhan Hamlı, DEM Parti öncülüğünde Diyarbakır'da 4 Ocak 2026 tarihinde yapılacak miting ile ilgili yazdığı köşe yazısında, Öcalan'a özgürlük, ya da Umut Hakkı mitingi terörü övmek, liderini yüceltmek manasına gelir! Hep mi kör olduk" dedi.
ÖCALAN’A ÖZGÜRLÜK MİTİNGİ TERÖRÜ ÖVMEK, LİDERİNİ YÜCELTMEKTİR!
DEM Parti öncülüğündeki Demokratik Toplum Platformu tarafından Diyarbakır’da 4 Ocak 2026 tarihinde yapılacağı açıklanan Öcalan'a Özgürlük Mitingi açık ve net bir şekilde İmralı’da ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile hükümlü bulunan PKK Terör Örgütü lideri Abdullah Öcalan'ın ve kurmay heyetinin, akıl hocalarının İmralı görüşmeleri neticesinde birlikte düzenlediği bir mitingdir.
Bu mitinge izin verenler, bu miting yapılsın diyenler bu mitingin halen hükümlü bulunan ve hayatının son anına kadar hükümlü bulunması yasal bir zorunluluk olan bir terör örgütü liderinin kurduğu emir ve talimatları ile her noktada her adımda yönettiği kanlı terör örgütü PKK’nın propagandasını yaparak suçu ve suçluyu övmekten öte gitmeyeceği öngörmüyor olması düşünülemez. Ben şehit yakını kimliğimle bu gerçeği görüyor açık ve net bir şekilde ifade ediyorum.
Terör örgütü liderine özgürlük istemek, terörü, suçu ve suçluyu övme suçunun binlerce şehidi olan bir ülkenin bir şehrinin büyük bir meydanda alenen teröristbaşın afişlerini açarak umut hakkı istemek suç değilse nedir? MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli bunun bir terör suçu, suçu ve suçluyu övme kapsamında değerlendirilebileceğini elbette biz şehit yakınlarından çok daha iyi bilmektedir.
Üstelik MHP Genel Başkan Yardımcısı olan, hem de şehit ailelerinin avukatlığını bile yapmış olan Feti Yıldız gibi hukukçu bir yardımcısı olan Devlet Bahçeli, eğer bir kafa karışıklığı yaşamıyorsa, ilerlemiş yaşı nedeniyle birilerinin etkisi altında kalmıyorsa, bunu biz şehit yakınlarından çok daha iyi bilmektedir.
Ben şehit yakını kimliğimle neyin suç, neyin suç olmadığını Bahçeli’nin kendisini adalet terazisinin yerine koymadığı sürece, bizden çok daha iyi bildiğine inanıyorum. Bu konudaki tecrübelerini tartışamayız diyorum. Ancak böyle bir mitingin düzenlenmesinde, mahsur görmediğini açıklarken neye dayanarak böyle bir açıklama yaptığını da haksızlık yapmadan anlamaya çalışıyorum.
Bu konuda şehit yakını kimliğimle yasaları da inceleyerek çok yoruyorum ama anlayamıyorum. Hukuken ve vicdanen 55 bin kişinin ölümünden sorumlu olduğu bağımsız Türk mahkemelerinin kararıyla tescilli olan şehitlerimizin katili teröristbaşı Abdullah Öcalan’ın, en ağır suçlardan olan insanlık suçu işlediğini kim daha ne kadar görmezden gelerek, teröristbaşını daha ne kadar barış güvercini olarak göstermeye devam edecektir. Bunu da hiç bilmiyoruz.
Çoğunluk tarafından öngürülen bir gerçek var ki, halen İmralı Cezaevine hükümlü görünen teröristbaşı Abdullah Öcalan’ın öne çıkarılacağı kamuoyunda açık ve netlikle, bilinen bir mitingin Diyarbakır’da 4 Ocak 2025’de düzenleneceğidir. İzinleri alındığı açıklanan böyle bir mitinge, bir şehit yakını olarak kamu vicdanının ve yasalarımızın bu şekliyle, müsaade etmemesi gerektiğini düşünüyor, şehidimiz ve şehitlerimiz adına, bir vefasızlık olmadan iptal edilmesini talep ediyorum.
Umarım bu miting her zaman ki gibi, devlet aklına bağlanmaz. Biz şehit yakınlarına da 'sizde bir şey mi biliyorsunuz sadece şehit annesisiniz, sadece şehit kardeşisiniz, hadi oradan' denilmesini kabul etmiyoruz. Şehit yakını kimliğimle bu mitingle ilgili, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin şu sözleri biz şehit yakınlarını üzen, talihsiz bir açıklama olmuştur:
"DEM Parti'nin 4 Ocak 2026'da düzenleyeceği mitingin hiçbir mahsurlu yanı yoktur. Elbette toplanıp beklenti, talep ve düşüncelerini seslendirebilirler. Ne var bunda? DEM Parti'nin Türkiye partisi olma yönündeki kararlı adımlarını görüyor, değerli buluyorum." dediğinde MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, biz şehit yakınlarını şehitlerimizle birlikte yok saymış, DEM Partililerin bebek katili Öcalan’ın umut hakkı taleplerine, yeşil ışık yakmıştır.
Sayın Bahçeli’nin 'Ne var bunda' dediği mitingde, 'Bölücü söylemlerle bebek katiline umut hakkının seslendirilmeyeceğini bilmeyen bir Devlet Bahçeli mi var?’ diye şehit yakınları olarak şimdi sormayalım mı?
Sık sık dile getirilen devlet aklı bu olamaz. Böyle bir devlet aklı toplumda ne kadar kabul görür, bunun yorumunu toplumun kendisinin çok net yaptığını da biliyor ve görüyoruz. Böyle bir aklın kabul görmesi mümkün olabilir mi? Şehit yakını kimliğimle, talebim artık sinir uçlarımıza dokunmayı bıraksınlar! Terörsüz Türkiye’de, Teröristbaşı bebek katili Abdullah Öcalan’a hiçbir şekilde umut hakkı olmaz. Bu şekilde ortaya konan bir çözüm, teröristbaşına bölücü yeni adımları için teşvik verilmiş olur. Öcalan’a özgürlük ya da umut hakkı mitingi terörü övmek liderini yüceltmek manasına gelir. Hep mi kör olduk?
Yorumlar (0)
Bu içerik için henüz onaylanmış yorum yok.





