Nüfusun artması için uygulanması gereken teşvik paketi!
Samsun Kent Haber köşe yazarı Osman Kandıra, gençlerir bir kısmının işsizlik nedeniyle evlenemediğini belirttiği köşe yazısında, nüfusun artması için uygulanması gereken teşvik paketini yazdı.
Değerli dostlar, geçen haftaki yazımıza devamla bazı ayrıntılara değinmek gereği hasıl olmuştur. Zira bahsedeceğimiz ayrıntılar konunun özü kadar önemlidir. Nüfus artış hızının istenilen seviyeye gelebilmesi için, ilk iki çocuğa, mama ve çocuk bezi bedava verilmeli, 3'üncü çocuk ilkokula başlayınca 2+1 konut tapusu da anneye verilmeli demiştik.
Okurlarımızdan mükemmel dönüşler aldık. Tamamına yakını da özelden dönüş yaptı. Hepsine çok teşekkür ediyorum. Buraya bir takım ayrıntılar ilave etmek gerekir. Ancak biz devamını konunun uzmanlarına bırakmıştık. Fark ettik ki, biraz daha detaylandırmak icap ediyor.
Ancak bu teşvikin de bir şartı daha olmalıdır. Teşvik konusu olan çocukların kendileri ve ebeveynlerinin bireysel veya örgütlü hiç bir suça karışmamak gibi bir şartı mutlaka olmalıdır. Şayet suç işler iseler verilen ev dahil tüm mal varlıklarına el koyma şartı getirilmelidir. Verilen ev 50 yıl satılamaz şeklinde tapu şerhi ile, verildiğinde başka konularda da toplumsal rahatlama sağlanır. Karışmış bir ip yumağını çözmek için önce ipin ucunu bulmak gerekir. Her sorunun çözümü kendi içindedir.
Gençlerimizin bir kısmı işsizlik nedeniyle evlenmiyor. Bu bağlamda bir çözüm üretmek gerekmektedir. Çözümün ne olacağını yine uzmanlara ve yetkililere bırakalım.
Tabi bu hususun en önemli ve ilk akla gelen problemi finansman konusudur. Aslında çözümsüz değildir. Her sorunun çözümü vardır. Yeter ki arkasında irade olsun. Seçilen hedef mutlaka gerçekleştirilir. Bizim anlayışımızda çözümsüzlük yoktur.
Ancak tercihler ve vazgeçme maliyetleri vardır. Bu her alanda böyledir. Psiko-sosyal konularda da böyledir. Kavgayı seçen barıştan ve huzurdan vazgeçerek kavganın getirisinin daha büyük olduğuna inanmıştır. Tabi akıl ve mantık yolunu izlemişse. Yani yaşadıklarınız sizin tercihlerinizdir. Hayatınızı çoğu kez neyi nasıl istediğiniz belirler. Bütçe yönetimi de böyledir. Başa dönecek olursak, nüfus politikasında bir tercih kullanmak zorunlu olmuştur. Finansmanı ise, konu ile ilgili bir fon oluşturmaktır.
Bizim hesaplarımıza göre sadece lüks mal ithalatına konulacak bir fon kesintisi bile başlı başına çözümün bel kemiğini oluşturacak niteliktedir. Bu kadarı yeter mi? Gerisini siz getirin.
Ekonomi kötü gidiyor, açız vs. diye ağlamak yerine çözüm üretip öneriler sunmak daha güzel olanı değil midir? Beğenmeyebilirsiniz ama biz de sorarız, öneriniz nedir? Çözümün bir parçası mı, sorunun bir parçası mı olacaksınız. Banane yönetenler düşünsün derseniz, doğru mu yapmış oluyorsunuz? En doğru davranış bu mu? Yanlış da olsa, uçuk da olsa fikrinizi söyleyin. Fikriniz yoksa susun.
Eleştiri yapıcı olmalıdır. Vatandaşa fikirlerini aktarmadan sadece kötüleyerek, karalayarak ancak küçülürsünüz. Ülkeyi yönetmek için büyümek gerekir. Büyümenin ise ön şartı, saygı, sevgi, doğru ifade, değer vermek ve değerli hissettirmek ve tevazudur. Kalın sağlıcakla.
Yorumlar (0)
Bu içerik için henüz onaylanmış yorum yok.





