Samsunspor taraftarına kimse nankör diyemez! Herkes haddini bilsin!

Samsun Kent Haber köşe yazarı Temel Armutçu, Samsunspor'da Fenerbahçe mağlubiyeti sonrası taraftar ve Yüksel Yıldırım arasında yaşanan gerilime ilişkin yazdığı köşe yazısında "5 bin lira verip Fener'in, Galatasaray'ın, Beşiktaş'ın, Trabzon'un aldığı yıldızları izlemek istemiyoruz. Yüksel Yıldırım bu kulübü kurtaran adamdır ama, kimse taraftara 'nankör' diyemez! Herkes haddini bilsin" dedi.
Hakem ne düşündü? Neden böyle bir skandala sebebiyet verdi? VAR var mıydı? O ara ne ile meşguldüler? O konuları bilmem ama; yaşanacak sonuç zaten gidişattan belliydi...
Benim aslında değinmem gereken muallak ve çoğu Samsunspor taraftarının da yutkunupta söyleyemedikleri...
Beş bin lira verip Fenerbahçe'nin, Galatasaray'ın, Beşiktaş'ın, Trabzonspor'un aldığı yıldızları izlemek Anadolu kulüplerinin taraftarına bir lütuf mu? Ben daha ilkokula başlamadan Samsunspor'luydum; ortaokul, lise, üniversite ve sonrası, ve tabii ki şimdi de alternatifsiz Samsunspor sevdalısıyım ve ikinci bir takımım hiç olmadı. Küme düştük, düşürüldük; Süper Lig'de üçüncü olduk, Balkan Kupası kazandık.
O 80'li yıllardaki o efsane Menteşeoğlu döneminde, eğer ki o mücadele aynı kararlılıkla devam etseydi, futbol baronlarının ve bürokrasisinin kurduğu kumpaslara mani olunabilseydi, bugün Türkiye'de beşinci büyük hiç tereddütsüz Samsunspor ismiyle anılacaktı. Karadeniz'den yıllarca şampiyonluklar çıkacak, belki Trabzon'la Samsun bu tahtı sürekli paylaşacak ve İstanbul krallığına son verilecekti. Türk futbolu da Avrupa'da çok daha büyük bir ses getirecekti ama o gün önümüzü kestiler.
Maalesef başkana kumpaslar, o tarihi kaza ve Samsun'un ekmeğini yiyip de geçmişteki tehditlerden korkarak, Samsunspor'u yalnız bırakan o idareciler yüzünden bu büyük yürüyüş sekteye uğradı. Ama yine de Samsunspor kimliği, karakteri son yıla kadar seyircisiyle, başkanıyla, futbolcusuyla bir bütündü, şaibesiz tek vücuttu ve Samsunspor demek, Samsun demekti. Para öyle ya da böyle el değiştirir ama karakter elde kalan tek sermayedir. Samsunspor'un en büyük sermayesi, cebindeki bir ayran bir ekmek arası köfte alacak son parasını bilete verip, aç açına yağmurda, karda, fırtınada takımını seyreden fakir ama en karakterli taraftarıdır.
Yani kardeşim, Samsunspor'un taraftarının üç bin, beş bin cebinde para taşıyacak ya da nafakasından artıracak bir ekonomik kazancı yok. Zengin ya da orta halli kardeşlerimiz de, zaten kombinesini alıyor, maçına fırsat buldukça gidiyor. Kısaca seyirciyi eleştirin ama hakaret etmeyin. Hele hele sosyolojik ve ekonomik bir analiz yapmadan Samsunspor taraftarını, başka kulüplerin kafasıyla tartmayın, yazık olur.
Bugün de tıpkı o geçmişteki senaryolarla karşı karşıyayız. O yüzden herkes çok dikkatli olmak zorunda. Genç topçular alınıyor, geleceğe yatırım yapılıyor, bunları takdir ediyoruz. Ama bu yapılırken bugünü de kurtarmak gerektiğini bilmek gerekir. Futbol mühendisliği kolay bir şey değildir!
Takımın ruhunu ve iskeletini bozarsanız, başarı yerine başarısızlık alırsınız. Bu takımın milyarlık bütçeli Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş, Trabzonspor gibi takımlarla mücadele edip, onların arasından şampiyon olmasını beklemek zaten bir hayal ürünüdür, bunu hepimiz kabul ediyoruz. Gerçeklerin peşinde koşarken hayallerin ardında kaybolmamak, realiteyi görüp ona göre adım atmak gerekir. Ancak başarı ya da başarısızlığı sadece teknik heyete veya taraftara bağlamak da yanlıştır.
Yüksel Yıldırım bu kulübü ipotekten kurtaran adamdır, emeği büyüktür, başkanı çok seviyoruz; ama yurt dışında yaşamasından ötürü ülkenin sokaktaki sosyal yapısını ve ekonomik gerçeğini, her zaman tam kestiremeyebiliyor.
Bir deSamsunspor başkanlığı yapan hiç kimse, oturdukları Samsunspor koltuğuna bir şeref katmamıştır; aksine o koltuktan şeref almıştır ve tüm Türkiye'de şerefle anılmıştır. Lütfen herkes haddini bilsin ya da kelimelerini seçerek konuşsun.
Dediğim gibi, bu takım başka takımlar gibi değildir. Arması bu milletin onurunu, Kurtuluş Mücadelesi'ni temsil eder ve taraftarı, yöneticisi, futbolcusu da o armadan şeref alır.Kimse bu taraftara parası üzerinden nankörlük ya da kibir yakıştıramaz; çünkü bugün de geçmişte olduğu gibi bu takım parayla değil, canla, başla, alın teriyle ayakta duranların omuzlarında yükseliyor.Evet, seviyoruz başkanım seni, ama Samsunspor'u ve armasını daha çok seviyoruz.
Not: Acizane haddim olmayarak değerli başkanıma bir tavsiyem. Ekonomik yapı dikkate alınarak, şehrin sosyolojik yapısı gereği; maraton bölümünde gençlere, kadınlara, çocuklara ve dar gelirli kesimlere yönelik bir çalışma yapılması, gerekirse bedava ya da çok cüzzi rakamlarla zaten boş olan yerlerde alan açılması, kucaklaşma adına güzel olur düşüncesindeyim.
Yorumlar (7)
Evet taraftar olarak NANKÖRÜZ Hadsiiiz'iiz Bu eleştiri değil SAYGISIZLIKTIR ? Fazla değil bundan 3-5 yıl önce bu takım 3 lige düşüyordu. Yüksel Yıldırım geldi Bizi düştüğümüz bu zavallı durumdan kurtardı. Başkanlık makamına böğürmek nedir ya. Stat da seyirci üstüne düşen görevi yaptımı. Kaç kişi geldi maça ? Bilet 500 tl olsa Eminim gelen yine bu olurdu. Boşa tatava yapmayalım
Yanıtla
Her haberin altına padişahım çok yaşa yorumu yapan yalaka. Kendine gel. Arada yorumları değiş. Üşengeçlikten aynı kelimeleri yazıyorsun. At gözlüğünü çıkart. Yeri gelince Samsun’lu Kral Çıplakta der. Samsunspor’a her zaman sahip çıkacak bir yiğido vardır Samsun’da. Boş Tatava laflar yapma. Atatürklü arma her zaman Baştacı. Bu şehirde takımın sahibi olabilirsin ama kalpte olmak farklı. Samsunspor kırmızı çizgidir. Anlayana
Galip öztürk samsun'un öz evladi, sana samsunspor'a başkanlik yakışır.
Sayin yazar KOCADAĞ taşocaklari ile hergün gözümüzün önünde parçalaniyor,kime guvensek ihanet goruyoruz.sonrada dışarıdan gelenler niye sevilmiyo diyorlar bu şehrin insanina.neyi emanet etsek hiyanet goruyoruz.bu konularida kaleme alip haberleştirirmisiniz.
Yanıtla
Galip öztürk Samsunun öz evladi sana samsunpor a başkanlik yakisir.samsunda ne varsa samsunlular tarafindan idare edilmelidir.ne emanet etsek ihanet gorduk,ekmegimizi bolustuk ekmegimize goz koydular.1.5 milyonluk damsunda 100 bin disardan insan var,kiritik noktalara bir sekilde geldiler.ve sehrin butun imkanlarini körlediler,ceplerine calistilar kendi memleketlerine calistilar.sayin yazar KOCADAĞ gozumuzun onunde tasocaklari ile parcalaniyor,lutfen bu konuyuda haber yaparmisiniz bitsin bi kıyım artik..
Yanıtla
Temel bey cesaretinizden dolayı tebrikler. Herkes bu yazıyı yazamaz. Samsunspor sahipsiz değil. Tamam Şuan Sahibi sayın yüksel bey olabilir. Bu şehrin çocukları Samsunsporludur diye yıllardır mücadele veren camia yok sayılmamalı. Samsunspor sahipsiz kalmaz. Eski Türkiye yok. Çıkar bir babayiğit Samsun evladı takıma sahip çıkar. Uslüp çok önemli. Yazılacak çok şey var da
Yanıtla
Sayın yazar hem samsunspor şöyle, böyle diyorsun hemde fenerbahce, Galatasaray, besiktas ile yarisamayiz diyorsun bu çelişki degilmi samsunspor bu takımların arka bahçesi olmadıkça herkesle yarışır ?
Yanıtla
Arkadaşlar birazcık Türkiyedeki oluşumları bilenler mevzuyu kavrıyor zaten örneğin ne lazım kominist partimi devlet hemen kendi kuruyor , futbol mu büyütülen 3 takım sonradan İstanbul da Karadeniz mafyasının da desteğiyle zamanında şampiyonluklar kazanan Trabzonspor (bunu bizim yaş ve üzeri olanlar biliyorlar) Trabzonsporda 3 takımın ardından 4. büyük olarak yerini aldı olay budur. Birde bize sözde büyüklerin arka bahçesi ve iki takım tutuyor diyenler İstanbul takımlarına kim daha çok futbolcusunu satıyor ona bakın . Kendi şehirlerinde başka takımları tutan binlerce insan kendilerini ifade edemiyor çekiniyorlar o şehirde yaşayan Farozda sahilde Samsunspor formasıyla gezen biri olarak söylüyorum .





